
Vitray, renkli camları birleştirme sanatı. Ayrıca üretilen ürüne de vitray deniyor. Aslında, renkli camların, copperfoil denen kurşun şeritler yardımıyla oluşturulan bölmelerde birleştirilmesi ile yapılıyor.
Ancak zamanında bu işe merak sardığımızdan biliyoruz, o kurşun şeritleri bulmak bir zor bir zor ki sormayın. Sonuç; ya kurşun şeritler yerine pirinç olanlar kullanılıyor ya da iyice baştan savıp cam boyası ve fırça ile bir şeyler uyduruluyor. Cam boyası, kırtasiyelerde ve hobi dükkanlarında satılıyor. Özel fırça ve boya sökücü satmaya çalışan uyanık kırtasiyecilere kanmayın, adi fırçalar ve aseton da işinizi görür.
Camla yapılan ilk süslemeler, toprak kapların üzerine eritilmiş camlarla yapılan desenler şeklinde uygulanmış, taa Roma döneminde.
Vitray, Latince vitrum, yani cam kelimesinden geliyor. Bin yıllık bir sanat ve aslında pratik bir çözüm olarak ortaya çıkmış. Vitray süslemelerin kilise ve katedrallerle özdeşleşmesinin sebebi, ortaçağda okuma yazma bilmeyen halka, İncil’deki hikayeleri anlatma aracı olarak kullanılması. Peki neden duvarlara resim çizmekle yetinmemiş bu katedrallerin mimarları? Çünkü hem katedrallere giren ışığın kontrol edilmesi hem de içerinin görünmemesi gerekiyormuş. Ayrıca vitrayların yarattığı ışık oyunlarının sebep olduğu mistik atmosfer, rahiplerin hoşuna gidiyormuş. Ortaçağda vitraylara, ışıklı duvar deniyormuş.
Bu katedrallerin vitrayları, Reform sırasında parçalanıp düz camlarla değiştirildi. 19 yy.dan itibaren yapılan bu yanlışlık anlaşıldı ve o tarihten beri bu vitrayların orijinal tasarımları restore ediliyor.
